Follow my blog with Bloglovin

9 Aralık 2014 Salı

Farklı Bir Deneyim: Karanlıkta Diyalog

 İstanbul'da yaşayan hemen hemen herkes metrolardaki afişlere göz gezdirip, Gayrettepe metrosunda bulunan Karanlıkta Diyalog sergisinden haberdar olmuştur. Herkes gibi benim de bu afişe gözüm takıldı. Daha sonra ise tesadüf eseri sergi alanının iç mimarıyla tanıştım. İçerisinin simsiyah ve karanlık olduğundan, gelen ziyaretçilerin baygınlık geçirebildiğinden bahsedince karanlıktan da korkan birisi olarak bayağı bir gerildim ve kendime kendime gitmemeye karar verdim.

 Aradan epey bir zaman geçtikten sonra, serginin uzatıldığını öğrendim. Neşe de beni gitmeye ikna edince gitmeye karar verdik. Sergi bir rehber eşliğinde gerçekleştiği için seanslar halinde yapılıyor. Bu yüzden biletlerinizi önceden almalısınız. Bilet fiyatları tam 28 tl, öğrencilere ise 19 tl.

 Hafta içi ve cumartesi günleri 18:00'dan önceki seanslar 90 dk, bu saatten sonrakiler ise 75 dk sürüyor. Pazar günleri ise 17:00'dan sonraki seanslar 75 dk. Biz hafta içi 18:45 seansına gittiğimiz için bizimki 75 dk sürdü.

 Sergi alanına girmeden önce size eşyalarınızı koyabileceğiniz bir dolap tahsis ediyorlar. İçerisi karanlık olduğu için ışığı yansıtabilecek tüm eşyalarınız (saat, gözlük, takı dahil) ve cep telefonlarınızı bırakmak zorundasınız. Ayrıca sergiyi gezmeye gelirken spor ayakkabılarınızı ve rahat giysilerinizi tercih etmenizi tavsiye ederim. Ben gözlüğümü de çıkarmak zorunda olduğum için bu maceraya diğerlerinden biraz daha önce başladım.

 Kapıda ilk başta size birer beyaz baston veriyorlar. İlk rehberimiz içeri girmeden önce bize bunları nasıl kullanmamız gerektiğini anlattı ve bize içeride bir yere kadar eşlik etti. Daha sonra görme engeli olan ikinci rehberimiz Hayati Bey bizi yönlendirme işini devraldı.

 İlk içeri girdiğinizde bir koridorda ilerliyorsunuz ve içerisi yavaş yavaş kararmaya başlıyor. İlk başta biraz tedirgin olmamak elde değil. Ya kaybolursak? Geride kalırsak ne olacak? Sesimizi duyuramazsak? soruları eminim benim gibi diğer katılımcıların da aklına gelmiştir. Fakat ilerledikçe, Hayati Bey'in de bizi dokunmaya, konuşmaya, grubumuzdan yardım istemeye ve onlara yardımcı olmaya teşvik etmesiyle biz de bu duruma adapte olmaya başladık. Kendimizi etrafımızı görmeye çalışmaktan çok koklayarak, duyarak, hissederek tanımaya çalışırken bulduk. Sizlere önerim yanınıza bozuk para almanız, etkinliğin sonunda grubunuzla ve rehberinizle oturup sohbet edebileceğiniz bir cafe var. Gitmek isteyenler için çok fazla detay vermek istemiyorum çünkü gidenlerin deneyimlemesi gereken bir ortam. Zaten kelimelerle tarif etmek de mümkün değil. Gerçekten çok etkileyici, çıktığınızda sizi bir çok düşünceye sevk edecek, çok farklı ve inanılmaz bir deneyim. Ayrıca görme engellilerle empati kurup, onları ve dünyalarını biraz da  olsa anlayabileceğimiz eşi benzeri olmayan bir ortam.

 Dışarı çıktığımızda ise rehberimizi görme şansımız oldu ve hayal ettiğimizden ne kadar farklı bir görünüme sahip olduğunu bilseniz gerçekten çok şaşırırsınız.

 Benim tavsiyem her türlü ön yargılarınızı bir kenara bırakın ve mutlaka bu sergiye gidin. Biletleri www.biletix.com adresinden temin edebilirsiniz.

 Sergi hakkında detaylı bilgi ise www.dialogistanbul.com adresinde mevcut.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder