Bir pazar günü gezilerimin çoğunda bana eşlik eden annemle beraber Bursa'ya gitmek üzere Yalova'dan yaklaşık yarım saate bir kalkan otobüslere binip yola çıktık. 1- 1.5 saat kadar süren kısa bir yolculuktan sonra Bursa otobüs terminaline vardık. Burada bizi eski bir aile dostumuz karşıladı ve bizi Görükle'ye götürdü. Görükle, Uludağ Üniversitesi'ne ev sahipliği yapan Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı bir köy. Fakat üniversitenin orada bulunması sebebiyle bir öğrenci yerleşimi haline gelmiş, bu sayede de gelişmeye başlamış. Orada yaklaşık 1 saat durup ufak bir tur attıktan sonra yakında bulunan BursaRay metro istasyonuna gittik ve hemen kendimize Bursa'da ulaşım için kullanılan "Bukart" aldık. Merkeze gitmek üzere metroya bindik ve Şehreküstü durağında indik.
Şehreküstü'ye vardığımızda öğle saati olmuştu bile. Bu yüzden Bursa'nın meşhur iskenderini denemeye karar verdik. Sağa sola baka baka yemek için yer ararken Bursa'nın tarihi hanlarından olan Koza Han'a varmıştık bile. Handa birçok cafe ve restaurant bulunuyor. Biz de yemek için burada bulunan İskender'i tercih ettik. Koza Han'ın tarihi dokusu ve duvarları süsleyen fotoğraflarıyla burada yemek yemek gerçekten çok hoştu, içeride güzel bir hava yakalamışlardı. Biz tabii ki iskender kebap sipariş ettik. Yemek hem lezzet hem de fiyat açısından biraz tuzluydu fakat eti, yoğurdu ve tereyağı bir harikaydı.
 |
| İskender- Yavuz İskenderoğlu |
 |
| İskender- Yavuz İskenderoğlu |
 |
| Koza Han |
 |
| Koza Han |
 |
| Koza Han |
Yemekten sonra Koza Han'ın hemen yakınında bulunan Ulu Camiine doğru yol aldık. Gezi günümüzü bayram arifesi olarak seçtiğimiz için heryer tıklım tıklımdı diyebilirim. Adeta bütün Bursa bayram alışverişlerini yapmak üzere sokaklardaydı, yürümek bu yüzden biraz zor oldu. Ulu Camiden sonra Kapalı Çarşı'da dolaşa dolaşa biraz da kaybolarak Hükümet Konağı'na vardık. Burası gerçekten güzel bir mimariye sahip tarihi bir bina. İçini kısaca gezme şansımız oldu, size de gitmenizi tavsiye ederim.
 |
| Ulu Camii |
 |
| Ulu Cami |
 |
| Hükümet Konağı |
Gezimize akşam son vereceğimiz için zaman kaybetmeden hemen Cumalıkızık'a gitmeye karar verdik. Meydandan kalkan 22A hatlı otobüsle buraya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Cumalıkızık Köyü'ne vardığınızda sizi çok sevimli bir meydan karşılıyor. Burada köylü teyzeler çeşitli hediyelik eşyalarla beraber kendi el sanatlarını ve yaptıkları yemekleri de satıyorlar. Alışverişi sonraya bırakıp köyü gezmeye başladık. Köyün evleri ve yolları hiç bozulmadan korunmuş. Bir ev de müzeye dönüştürülmüş. Gitmişken girmemek olmaz tabi, 2 tl vererek evi dolaşabilirsiniz. Evden çıkıp köyün taşlı yollarından yürüye yürüye köyü dolaştıktan sonra dönmek üzere köyün meydanına geri döndük. O sırada tezgaha yeni konmuş, sıcacık cevizli ekmeğimizi ve birkaç ufak hatıra eşyası aldıktan sonra yine otobüsümüze bindik ve şehir merkezine doğru yola koyulduk.
 |
| Cumalıkızık |
 |
| Cumalıkızık |
 |
| Cumalıkızık |
 |
| Cumalıkızık |
 |
| Cumalıkızı Tarihi Ev |
 |
| Cumalıkızı Tarihi Ev |
 |
| Cumalıkızı Tarihi Ev |
 |
| Cumalıkızı Tarihi Ev |
Otobüsümüz bizi bu sefer meydana kadar bırakmadı. Meydana ulaşmak için yeni hizmete girmiş "İpekböceği" tramvayına bindik. Tramvay yolu meydanın etrafını çevreleyen bir yolda ring seferleri yapıyor. fakat raylar yaya yoluyla iç içe olduğu için biraz ağır bir şekilde ilerledik. Bu sayede Yüzen Taşlar Heykelini görme şansımız oldu. Şehrin tarihi yapısına uymuyor fakat çok enteresan bir mekanizmaya sahip, gerçekten ilginç bir tasarıma sahip olduğunu kabul etmeliyim.
Biz Cumhuriyet Caddesi'nde inip heykele yürümeyi tercih ettik. Yine meydanda bulunan Bursa Kent Müzesi'ne kapanmadan yetişebildik.Giriş 1.5 tl gibi makul bir ücrete sahip.Ayrıca müzeye Bukartla da giriş yapabilirsiniz. Burası benim için gezmesi zevkli müzelerden birisi oldu. İçeride Bursa tarihini, doğasını ve orada yaşayışı anlatan birçok oda bulunuyor, gezmek için ayak izlerini takip etmeniz yeterli. Çıkarken hediyelik eşya mağazasına uğrayıp, gittiğim şehirlerden aldığım magnet koleksiyonuma bir yenisini daha ekledim.
 |
| Bursa Kent Müzesi |
Bursa'daki son saatlerimizi Heykel Meydanı'nı ve çevresini gezerek değerlendirdik ve sonunda otogara gitmek üzere otobüsümüze bindik. Otogara vardığımızda otobüsün kalkmasına zamanımız olduğundan kendimize kestane şekeri almaya vakit bulduk. Buradan yine Yalova otobüsüne bindik ve 1 saatlik yol sonunda Yalova'ya vardık. Gezmekten yorulmuş fakat yeni bir yer gezmiş olmanın verdiği mutlulukla evimize döndük.
Bu gezimizde zamanımız kısıtlı olduğu için Bursa'nın birçok kültürel ve tarihi yerlerini görme fırsatımız maalesef olamadı. Umarım tekrar gidip ikinci bir Bursa yazısını yazma fırsatım olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder