3 katlı bu meyhanenin duvarlarını Türkiye'ye eli değmiş kadınların resimleri, eski rakı şişeleri ve bardakları süslüyor. Meyhanenin iç dekoru bana göre çok başarılıydı.
Meyhanenin menüsünde genelde görmediğim Kıbrıs'a ait yöresel lezzetler vardı. Ben rakının yanında çok farklı lezzetleri
karıştırabilen biri olmadığım için yaptığımız seçimler birazcık klasik kaldı. Meze tercihlerini haydari, soslu patlıcan ve ahtapot salatasından yana kullandık. Haydarisi genelde İstanbul meyhanelerinde bulabileceğinizden daha sarımsaklıydı. Patlıcan ve ahtapot ortalamaydı. Mezeler geldikten sonra Kıbrıs'tan gelen yeşil zeytin ve zeytinli ekmek ikramında bulundular. Ara sıcaklarda tercihimizi paçanga böreği ve Latife Hanım usulü kuzu ciğerden yana kullandık. Eğer buraya uğrarsınız mutlaka ciğer yemelisiniz. Ana yemekler hakkında bir yorum yapamıyorum çünkü mezeler ve ara sıcaklar doyurucuydu. Şarjımın bitmesi sebebiyle çekemediğim Arnavut irmiği tatlısı ikram ettiler. Böyle kaşık kaşık yemek isteyeceğiniz hafiflikte bir tatlı. Latife Hanım usulü irmik helvası ise başka yerlerde yediğim tahinli helvalara nazaran daha hafifti. Mekanın bizim için tek eksiği menüde yer almasına rağmen Yeni Rakı satışının olmayışıydı. Klasik bir meyve tabağı ve 35lik Yeşil Efe ile beraber hesap 174 tl tuttu.
Meyhanede sürekli olarak fonda nostaljik plaktan hafif bir yükselikte Türk Sanat Müziği çalıyor. Saat 9 buçuktan sonra ise bir sanatçı mikrofon olmadan bir keman eşliğinde sizlere keyifli vakit geçirtiyor.
3. katta bulunan lavaboda kadınlar için jöle, ıslak mendil, oje aseton, far gibi bir sürü aniden ihtiyacınız olabilecek şeylerle dolu bir dolap hazırlanmış.
Kısacası eşinizle dostunuzla hafif müzik eşliğinde yemekleri güzel, temiz olan ama hesap açısından da sizi mutsuz etmeyecek bir yer arıyorsanız burası Taksimdeki ideal yerlerden biri.
Şöyle de bir link verelim:
http://www.latifehanim.com/index.php




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder